|
12 Haziran 2010 tarihinde gerçekleşen Cumartesi Buluşmalarının konuğu, çalışmalarını halen, İstanbul’da 1987’de Murat Selimoğlu ile birlikte kurdukları Lotus Mimarlık Şirketi’nde sürdüren Yılmaz Değer oldu.
Türkiye’nin yanı sıra İsviçre’de de mimari proje çalışmalarına devam eden Değer sunumunda, ofis binaları, konut, otel, alışveriş ve eğlence merkezleri, restorasyon konularında şimdiye kadar gerçekleştirdikleri mimari ve iç mimari çalışmalarından bir seçkiye yer verdi.
Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki uçak bakım hangarı, Değer’in sunumundaki ilk çalışmaydı. 56.000 m2’lik toplam alanıyla, dünyadaki çok katlı ilk ve tek hangar olan bu tasarımları için Değer, “efektif ve kullanıcının memnun olduğu bir çalışma oldu” diyor. Düşey sirkülasyonlarla iş kaybının azaltıldığı, suni aydınlatmaya gerek duyulmayan, betonarme ana taşıyıcı kolonlarıyla yapı, ciddi bir mühendislik başarısı da taşıyor.
İstanbul Maslak’taki mobil iletişim programları geliştirilen araştırma merkezi ise, 2500 m.lik tek katlı bir bina. Ortadaki çekirdeğin etrafının dairesel formda etkinlik alanlarıyla çevrildiği yapıda, spor salonu, kafeteryalar, kütüphane ve sinemanın yer aldığı mekânlar arasında sınırlama yok. Değer, bu projelerinde insanları sosyal bir ortam içerisinde, çalışırken eğlendiren, eğlenirken düşündüren, onların yaratıcı yanlarını teşvik eden bir mekân amaçladıklarını ve sanatsal öğelerle çalışmayı desteklediklerini belirtiyor.
Sunumunda, İsviçre’deki mimari proje çalışmalarına da yer veren Yılmaz Değer, Zürich’te çok güzel bir manzaraya yönlenmiş, üç katlı konut yapısını, yine Zürich’te göl kenarında teras ev düzeninde iki ayrı evden oluşan tasarımını, yapımı sürmekte olan oldukça eğimli bir arazide on bağımsız bölümden oluşan teras evleri anlattı.
Turkcell genel müdürlük binası olarak tasarladıkları, ancak gerçekleşmemiş olan konsept proje çalışmasına da değinen Değer, bu çalışmalarındaki ana özelliğin, önceden belirlenmiş bir kabuk ve bu kabuğun içinde gereksinimlere bağlı olarak iç düzenlemelerin değiştirilebileceği bir sistem olduğunu belirtiyor. Yapı, ihtiyacı olan tüm enerjiyi bu kabuktan sağlayabiliyor.
Ukrayna’da bir göletin etrafında yerleşmiş villalardan oluşan kompleks; Türkiye’de yaklaşık 3000 yaşlı kişiyi barındırabilecek bir yerleşim; Göcek’te arazinin doğal halinin maksimum ölçekte korunmaya çalışıldığı, 40 villa ve sosyal tesislerden oluşan yapı adası; Fas’ta (Casablanca) otel; Burgazada için hazırlanan ancak uygulanmayan, hafif strüktürel elemanlarla oluşturulmuş sağlık merkezi; Turkcell’in mevcut genel müdürlük binalarında yenileme ve showroom çalışmaları; Meşrutiyet Caddesi’nde eski bir binanın butik otele çevrilmesi projeleri Değer’in izleyenlerle paylaştığı diğer çalışmalarıydı.
Sunumunun ardından soruları yanıtlayan Yılmaz Değer, söyleşisini, “her şeyin çok rasyonelleşip reelleştiği bir dünyada idealist tavrı sürdürmenin ayrı bir önem kazandığı” vurgusuyla tamamladı.
|